<
Ahmet Sirac Fakirullahoğlu -KESMECE
NİNNİ CANCAĞIZLARIM NİNNİ
İlhan AKANSOY Baş başa
DOST SOHBETLERİ
Metin Pamuk -İÇİMİZDEN BİRİ
KİM AKP’Lİ OLMAK İSTEMEZ Kİ?
Mehmet Göre -GÖRE GÖRE
PAŞA
Av. Dr.Tuncer Özyavuz KRAL ÇIPLAK
ŞEHİR TİYATROLARI
Tulay Hergünlü -PRİZMA
MİLLİ BAYRAMLARIMIZ...
Ayça YILMAZ -ANAHTAR-
Sadece Bir Futbol Topu
  17 Mayys 2012 Per?embe 09:29  Mavi Kule'de yok yok 14:13  Cemile Çopuroğlu kütüphanesine kavuştu 19:12  KARTAL CEMEVİ'NDE ANNELER GÜNÜ ETKİNLİĞİ 12:29  Minibüsçülerden eylem 14:02  PENDİK KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ SANAT ETKİNLİĞİ  23:38  Varyap Pendik’te 17:24  Pendik'te Aç Çocuk Görmek İstemiyorum 15:44  ULUSAL TV’de BU GECE 20:59  TİYATRO YÖNETMELİĞİ YARGIDA 20:24  ŞOK istifa 13:29  
Çok Okunanlar
Varyap Pendik’te
Köşe Yazarları
Emin Varol- AKLIN YOLU-
TİYATRO
Rıfat SERDAROĞLU-SERDARCA-
CEMAAT- TRT BESLEMELERİ
Mustafa Arslan -GÖNÜLDEN DAMLALAR
BİZ!!!
Sami Çelik -Sohbet-
İNATLAŞMA İLE EĞİTİM OLMAZ!
Osman Güdü -MİMAR GÖZÜYLE
YÜKSEK YAPILAR....
Okan SARPAŞ -ONBEŞLİK
...Şeyini Çatlatan Bülbül
Marko PAŞA
Leylaklar değil, Çingeneler Açıyor
Prof. Dr. Salih AKDEMİR
Şimdi Olmak ya da Olmamak?
Erol ALTUNOĞLU -SORUNLAR-ÇÖZÜMLER-
Türkiye dünyada üçüncü
KIYIDAN -Elif DOĞAN-
Deniz Gezmiş' in anısına.
Ahmet AKAR -OZANIN KALEMİNDEN
NE OLDUM DEMEMELİ NE OLACAĞIM DEMELİ
BENCE- Mim. Osman Demir
MİLLETİN TAKDİRİ, ŞİMDİ Mİ AKLINIZA GELDİ ?
Zilli Abla -Bir sor, -Suç ve ceza ortağınız-
Zilli Abla -Bir sor, -Suç ve ceza ortağınız-
Çok Yorumlananlar
Pendik'te Aç Çocuk Görmek İstemiyorum


O GÜLLERİN ALTINDA MEZARLAR VAR
12 Haziran seçimlerine doğru gidilirken ilçenin önde gelen siyasileriyle Pendik’i ve Türkiye’yi konuşmak üzere bir röportaj dizisi başlatıyoruz.

Röportaj dizisinin ilk ayağında sorularımızı İhsan Turnalar’a yönelttik.

 Sonsöz: İhsan Turnalar kimdir?

İ.Turnalar: 1955 Gaziantep doğumluyum. Üniversiteye girene kadar hep Antep’te yaşadım. 1980’de İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Antep’e döndüm. Orada 6 yıl kadar hububat ticareti, 2 yıl da eczacılık yaptım. 1988 yılında, daha önce okumak için geldiğim İstanbul’a bu sefer temelli geldim. O tarihten beri İstanbul’da eczacılık yapıyorum. Eczane odalarının çeşitli kademelerinde yöneticilik yaptım ve yapmaya da devam ediyorum. Şu an, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 24 saat hizmet veren Nuray Eczanesi’ni işletiyorum.

 Sonsöz: İhsan Bey, politika geçmişinizi kısaca anlatır mısınız?
İ.Turnalar: Biraz geriden alırsak, ortaokul yıllarında sol görüşe ilgi duymaya başladım. Üniversite yıllarım Türkiye’nin sağ-sol çatışmalarının yaşandığı kaos ortamında geçti. Aktif siyasete ise 90’lı yıllarda Ecevit’in DSP’siyle girdim. DSP’nin Kartal ve Pendik ilçe yönetimlerinde bulundum. 2002’den 2004’e kadar DSP Pendik İlçe Başkanı olarak görev yaptım. 2004’teki yerel seçimlerde DSP’nin Pendik Belediye Başkan adayıydım. 29 Mart 2009 yerel seçimleri öncesinde DSP’den istifa ederek CHP’ye geçtim.

 Sonsöz: CHP, Kartal’ı ve Maltepe’yi AKP’den geri aldı. Tuzla’yı da çok az bir oy farkıyla elinden kaçırdı. Pendik’te neden kaybetti?
İ.Turnalar: CHP’nin toplumun her katmanına dokunması gerekiyor. Demek ki Pendik’te bu noktada bir eksiklik var. Aday da çok önemli. Parti tarafından vizyon sahibi, parti organlarında çalışmış, toplumu kapsayacak, örgütün desteğini alacak kişiler aday gösterilmeli.

 Sonsöz: Pendik’i çok iyi tanıyan ve sorunlarını en iyi bilen kişilerden birisisiniz. Pendik nasıl yönetiliyor sizce, şikâyetleriniz nelerdir?
İ.Turnalar: Hangi belediye olursa olsun açıkçası belediyelerin rutin işlerinden şikâyetçi olmanın pek de anlamı yok. Çöp toplama, asfaltlama, çevre düzenlemesi gibi işler her belediyede aynıdır aşağı yukarı. Bu gibi konularda aksaklıklar elbette yaşanabilir, bunlar basit düzenlemelerle çözülebilecek şeylerdir. Asıl sorunlar, rutin işler dışında kalan alanlarda meydana gelmekte. Pendik Belediyesi’nden duyduğum rahatsızlık kamulaştırma, ihale süreci, kentsel dönüşüm, sağlıkta dönüşüm gibi başlıklarda kendini gösteriyor. Belediyeler gün geçtikçe iktidarın parçası hâline geliyorlar, genel siyasetle özdeşleşiyorlar ne yazık ki…

 Sonsöz: Son yıllarda ülkemizde ‘kentsel dönüşüm projesi’ enflasyonu yaşanıyor. Kentsel dönüşüm neyi dönüştürüyor?
İ.Turnalar: Türkiye’deki kentsel dönüşüm süreçlerine baktığımızda halkın görüşlerinin alınmadığını görüyoruz. Oysa bu dönüşümden etkilenecek olan doğrudan halkın kendisidir. Sürecin başında halkın görüşlerinin alınmaması, kentsel dönüşümün mantığını da gösteriyor aslında. Bu anlamda dayatmacı, zorlayıcı, baskıcı bir kentsel dönüşümden bahsedebiliriz. Çok daha önemli husus şudur, kentsel dönüşüm yapılmak istenilen yerlerin değeri artacak doğal olarak, muazzam bir rant oluşacak. Mesele bu rant kime kalacak; halka yani kentsel dönüşümden önce de o bölgede yaşayan insanlara mı kalacak, yoksa bu rant birilerini daha fazla mı zenginleştirecek? Türkiye’deki kentsel dönüşüm örneklerinde tartışmasız ikincisinin gerçekleştiğini söyleyebilirim.

 Sonsöz: Kentsel dönüşümde halk tam olarak nasıl zarar görüyor?
İ.Turnalar: Ülkemizde birçok arsanın tapusu vardır iskânı yoktur ya da her ikisi de yoktur. Pendik’te de durum farklı değil. Örneğin Erol Kaya zamanında Sapanbağları’nda bu kentsel dönüşümü yapmak istediler. Sapanbağları’nda hemen hemen bütün arsaların tapusu var ama yüzde 90’ının iskânı yok. Bu, şu demek; vatandaşın içinde yaşadığı bir bina var, elektriğini suyunu ödüyor, emlâk vergisini ödüyor ancak kayıtlarda böyle bir bina gözükmüyor. Kentsel dönüşüm projesi çıkınca gelip binayı yıkıyorlar, enkaz bedeli arsa rayiç bedelinden düşürülüp o şekilde bir para ödüyorlar. Vatandaşın arsasının değeri yüz bin liraysa, yapılacak yeni binalardaki daireler iki yüz – üç yüz bin lira oluyor; yani vatandaşın bütçesinin kat be kat fazlası. Halka, “eğer eskiden yaşadığınız yerde yaşamak istiyorsanız yeni binalarda daire verelim, farkını taksit taksit ödeyin” deniliyor. Halkın ise bu farkı ödeyecek ne geliri var ne birikimi. Çünkü kentsel dönüşüm alanlarında yaşayan insanlar alt ve alt-orta gelir gruplarına mensup oluyor her zaman. Belki yüz sene çalışsalar ödeyebilirler fakat insan ömrü de henüz o kadar uzun değil. Öyle olunca TOKİ konutları adres gösteriliyor. Bu kez de daha düşük taksitlerle borçlandırıyorlar. TOKİ konutlarının kalitesi ve yaşam standartları ise ayrı bir tartışma konusu. Özetlemek gerekirse şu oluyor; insanlar tercih etmedikleri bir kararı vermeye zorlanıyorlar; oluşan ranttan halk değil başkaları faydalanıyor, üstüne vatandaş borç altına sokuluyor; son olarak kentsel dönüşümün yapıldığı bölgedeki halk adeta kentin dışına sürülüyor, kent dışında yaşamaya mecbur bırakılıyor.

 Sonsöz: Sağlıktaki sorunlara gelelim, sağlık alanında da bir dönüşümden bahsediliyor. Aynı zamanda bir eczacı olarak sağlıktaki dönüşümü nasıl görüyorsunuz?
İ.Turnalar: Hiç iyi görmüyorum. Sağlıkta yapılmak istenilen dönüşüm, sağlığın kamu hizmeti olmaktan çıkartılıp özelleştirilmesini, yani paralılaştırılmasını amaçlamaktadır. Kamu hizmeti, kâr amacı güdülmeden kamu yararına yapılan hizmet demektir. Sağlık hizmeti bir kamu hizmetidir. AKP hükümeti aynı kentsel dönüşümde olduğu gibi sağlıkta dönüşümde de halkın çıkarlarını düşünmeden hareket ediyor. Sağlık ocaklarının aile sağlık merkezi’ne dönüştürülerek aile hekimliği sistemine geçilmesi sağlıktaki dönüşümün ilk ve en önemli adımıdır. Sıradan bir vatandaş gözüyle bakınca sahiden güzel bir şeymiş gibi gözüküyor. İnsanlar, kendi ailelerine özel bir hekim olduğunu sanıyorlar. Oysa aile hekimliği sisteminde tek bir doktora gidiyorsun, sağlık ocağında istediğin doktora gidebiliyordun. Zaten ileride paralı hâle getirilecek. Başlangıçta güzel gibi görünse de çok ciddi sorunlar yaşanacağını söyleyebilirim. Foyası ortaya çıkınca halkımız ne olduğunu anlayacak ama iş işten geçmiş olacak.

 Sonsöz: 12 Eylül referandumu sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?İ.Turnalar: AKP’yle birlikte emek kazanımlarına karşı yoğun bir saldırı yaşanıyor. Özal’la başlayan bu süreç AKP’yle zirve noktasına ulaştı. Başkanlık sistemi tartışılıyor. Başbakan Mısır lideri Mübarek’e “reform yap, halkın taleplerini karşıla, halka karşı güç kullanmaktan kaçın” diyor ama kendisinin Mübarek’ten aşağı kalır yanı yok. Referandumda “hayır” diyen yüzde 42 laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletinde yaşamayı istiyor ve bu sürece karşılar. Yüzde 58’i laiklik karşıtı, hukuk karşıtı görmüyorum ama ‘ileri demokrasi’ maskeli AKP’nin aslında ne olduğunu göremiyorlar diye düşünüyorum. AKP bir şekilde bu kesimi kendine inandırmayı başarıyor. AKP, ülkeyi gül bahçesi olarak görüyor. Oysa o güllerin altında mezarlar var. Karabük’teki, Balıkesir’deki maden işçilerinin mezarları var; atamaları yapılmadığından bunalıma girip intihar eden öğretmenlerin mezarları var; kapalı kasa kamyonette sel sularından boğulup ölen kadın işçilerin mezarları var; tersanelerde 12-13 saat köle gibi çalıştırılıp yetersiz güvenlik önlemleri nedeniyle hayatlarını kaybeden tersane işçilerinin mezarları var; kum tozlarından akciğerleri tükenen kot taşlama işçilerinin mezarları var.

 Sonsöz: 12 Haziran seçimlerine sadece birkaç ay kaldı. CHP, AKP’yi iktidar koltuğundan indirebilecek mi? CHP ne yapmalı?
İ.Turnalar: Seçimlere sadece 4 ay kaldı. “CHP iktidar olamaz” demek maça çıkmadan yenilgiyi kabul etmek anlamına gelir. Kılıçdaroğlu CHP’de ciddi bir rüzgâr estirdi. CHP oyları anketlerde yüzde 30’larda seyrediyor. Bu durum halkta bir umut yaratıyor. Bu umudun kaynağı ise yüzde 20’leri geçemez denilen CHP’yi yüzde 30’lara çıkaran Kılıçdaroğlu’dur. CHP ne yapmalı sorusuna gelirsek; CHP evvela kendi gündemini üretmelidir. Kendi politikalarını, yapacaklarını sağlam temeller üzerinden halka anlatmalı. Özellikle Kılıçdaroğlu son zamanlarda başbakanla polemiğe giriyor. Halk polemiklerden hoşlanmıyor, bu polemikler CHP’ye bir şey kazandırmıyor. Halkın Kılıçdaroğlu’ndan beklentileri vardı, Kılıçdaroğlu eski tavrına dönmeli. CHP, işsizlik, yoksulluk, sosyal haklar üzerinden kendi çözümlerini sunmalı. Bu çözümlere, hazırlamakta olduğu anayasa taslağında yer verip, yeni anayasa tartışmalarında ağırlığını koymalıdır.

 Sonsöz: Son olarak, CHP Pendik Gençlik Kolları’nın kurultayda astığı pankart çok konuşuldu. Pankart neyi yansıtıyor?
İ.Turnalar: Eşitlik, adalet, özgürlük taleplerinin CHP içerisinde daha çok vârolmasını isteyen bir ruhu yansıtıyor. Bu açıdan bakıldığında pankartı sahiplenmek ve bu yolda yürümek gerekiyor.



14:56:46
2011-02-17
Bu haber  4608  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
 Gökhan Cömert  2011-02-18
  İlhan Bey'e...
 İlhan Bey'e;
İhsan Turnalar ile siyasi kimliği dolayısıyla röportaj yapılmış olup röportajda ilçemizin ve ülkemizin "genel sorunları" üzerinde durulmuştur. Kendisiyle samimi bir sohbetle yaptığımız röportajda eczacılığın sorunlarına da değinmiştir. Ancak bu hususlar mesleki içerik olduğundan genel konuların yanında böyle mesleki ve detaylı bir konuya girmenin röportajın bütünlüğünü bozacağı düşüncesiyle yer verilmemiştir. Saygıyla...
 Ali Kapıcı  2011-02-17
  HİKAYE
 Sen onu bunu bırak,Chp zihniyeti bu milletin dinine imanına sataşır ve saygı göstermez ise,hayat boyu iktidar olamaz,aha 12 haziran geliyor bu kafayla giderlerse hezimete uğrarlar.Dediğim gibi,müslüman pazarında salyangoz satılmaz,cami duvarına Allah yoktur yazılmaz.Bunu yapanlarda İFLAH olmaaazz.
 İlhan Akansoy  2011-02-17
  Maval okumak
 Sayın Turnalar ağırbaşlı, efendi diye bilinen ve kabul gören bir arkadaşımız. Ama sağlık konusunda görüşlerini dile getirirken ve üstelik solcu olduğunu ifade ederken, neden ecza konusunda bilim ve teknolojinin gereklerini hem kendi hem de sonraki meslek kuşakların yerine getiremediğini, ilaç satan bakkaldan öte bir işlevleri olamadıklarına bir açıklık getirmesini beklerdim. Röportajı okuduğum kadarıyla buram, buram mesleki çıkar sağlama reklamı kokuyor. Klasik küçük burjuva söylemleri bolca kullanılmış ve ne yazık ki kitlelerin ilgisini çekecek analiz ve çözümler yok. Yolu açık olsun demekten başka ne denir ki? Yine de dostça hatırlatmak istediğim bir tekerleme vardır halk arasında dile getirilen, "Kendini bil kendini,bilmezsen kendini, bildirirler haddini"
 ALİ KILIÇ  2011-02-17
  MEZARLAR
 UYAN CHP UYAN...BU SESLERE KULAK VERİN
 elvan  2011-02-17
  saklı değerlere sahip çıkmalıyız
 sonsöz gazetesi yetkililerini kutluyorum. neden mi? böyle saklı değerleri günyüzüne çıkardığı için. pendikin böyle aydın, çağdaş, birikimli şahsiyetlere ihtiyacı var. ama ne yazık ki siyaset böyle kişileri acımasızca öğütüyor.bu değerlere sahip çıkılmalı...
Bu Habere Yorum Ekleyin
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Videolu Haberler
 Mavi Kule'de yok yok  STATÜPARK'la Pendik'te keyifli bir yaşam
 Sınav'dan Ödüllü Seviye Sınavı
 Sınav'la Uçuşa Geçin
 Pendik Green Park'ta Tecavüz
 SICAKELLER, gönülleri ısıtıyor
 ASFOR Evleri'nde yok yok
 AYGAD'dan Kamuoyuna Duyuru
 Patlayıcı Prof. Dr.Kahriman CHP'de
 Kumkumoğlu aday adayı
 Ateşten Gömleğimizi Giydik
Köşe Yazarları
Ekrem Azaklı -ULUSAL
TAŞLAR DÖŞENİYOR
Hülya Arslan-KUŞBAKIŞI
Antikapitalizm ve İslam!
Suay KARAMAN- (TÜMÖD) Genel Sekreteri
SANATI BİLMEYENLERE
Hatice ODABAŞ-ÖZGÜRCE-
GÖRMEMŞİN SÜTÜ OLUNCA..
Deniz AYDEMİR -BURADAN BAKINCA-
ADALET DUYGUSAL BİR EYLEMDİR
Ahmet GÜNDÜZ -GÜNDÜZ GÖZÜYLE-
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NUN GETİRDİKLERİ;
Akif Avcı-AÇIILIM-
SANATIN TINISI,
Turgut ÜNLÜ -ÇÖZÜM-
ÖZEL DERSHANELER
POHPOH PAŞA
HURŞİDOĞLU BEHZAT (EN UZMAN TARİHÇİ)
Okurdan Gelenler
ADALET ARAYIŞI ÜZERİNE BİR KAÇ SÖZ
ANKET
Pendik Kızılay Kampı ve Lise spor sahasının otel yapılmasını doğru buluyor musunuz?
doğru bulmuyorum
doğru buluyorum
Güvenlik Kodu 3P8Ed
Sonuçlar
Döviz Kurları
  Alış Satış
$ Dolar
Euro
Untitled Document
Hava Durumu
ISTANBUL
ANKARA
IZMIR
BURSA
ADANA
Haber Kategorileri
Sizden Gelenler
Marko Pasa
 
 

Iletisim   |   Künye |    Anasayfam yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle
©2008 Sonsöz Gazetesi (Bu Gazete Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir) Susmadık... Susmayacağız!