<
Ahmet Sirac Fakirullahoğlu -KESMECE
NİNNİ CANCAĞIZLARIM NİNNİ
İlhan AKANSOY Baş başa
DOST SOHBETLERİ
Metin Pamuk -İÇİMİZDEN BİRİ
KİM AKP’Lİ OLMAK İSTEMEZ Kİ?
Mehmet Göre -GÖRE GÖRE
PAŞA
Av. Dr.Tuncer Özyavuz KRAL ÇIPLAK
ŞEHİR TİYATROLARI
Tulay Hergünlü -PRİZMA
MİLLİ BAYRAMLARIMIZ...
Ayça YILMAZ -ANAHTAR-
Sadece Bir Futbol Topu
  17 Mayys 2012 Per?embe 09:29  Mavi Kule'de yok yok 14:13  Cemile Çopuroğlu kütüphanesine kavuştu 19:12  KARTAL CEMEVİ'NDE ANNELER GÜNÜ ETKİNLİĞİ 12:29  Minibüsçülerden eylem 14:02  PENDİK KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ SANAT ETKİNLİĞİ  23:38  Varyap Pendik’te 17:24  Pendik'te Aç Çocuk Görmek İstemiyorum 15:44  ULUSAL TV’de BU GECE 20:59  TİYATRO YÖNETMELİĞİ YARGIDA 20:24  ŞOK istifa 13:29  
Çok Okunanlar
Varyap Pendik’te
Köşe Yazarları
Emin Varol- AKLIN YOLU-
TİYATRO
Rıfat SERDAROĞLU-SERDARCA-
CEMAAT- TRT BESLEMELERİ
Mustafa Arslan -GÖNÜLDEN DAMLALAR
BİZ!!!
Sami Çelik -Sohbet-
İNATLAŞMA İLE EĞİTİM OLMAZ!
Osman Güdü -MİMAR GÖZÜYLE
YÜKSEK YAPILAR....
Okan SARPAŞ -ONBEŞLİK
...Şeyini Çatlatan Bülbül
Marko PAŞA
Leylaklar değil, Çingeneler Açıyor
Prof. Dr. Salih AKDEMİR
Şimdi Olmak ya da Olmamak?
Erol ALTUNOĞLU -SORUNLAR-ÇÖZÜMLER-
Türkiye dünyada üçüncü
KIYIDAN -Elif DOĞAN-
Deniz Gezmiş' in anısına.
Ahmet AKAR -OZANIN KALEMİNDEN
NE OLDUM DEMEMELİ NE OLACAĞIM DEMELİ
BENCE- Mim. Osman Demir
MİLLETİN TAKDİRİ, ŞİMDİ Mİ AKLINIZA GELDİ ?
Zilli Abla -Bir sor, -Suç ve ceza ortağınız-
Zilli Abla -Bir sor, -Suç ve ceza ortağınız-
Çok Yorumlananlar
Pendik'te Aç Çocuk Görmek İstemiyorum


CHP HEP HAYATIMDA OLDU
12 Haziran seçimlerine doğru gidilirken Pendik CHP’den aday adaylığını açıklayan Yeminli Mali Müşavir Bahri Olgun’a sorular yönelttik, samimi cevaplar aldık.

 

CHP HEP HAYATIMDA OLDU

Başarılı, paralı, parasının gücüyle birçok iyi ya da kötü işler yapan, sözünü geçiren güçlü iş adamı çok günümüzde… Ama kariyerine, mevkisine ve de parasal gücüne rağmen kibarlık, nezaket ve ince ruh taşıyan sempatik, centilmen ve kültürlü şahsiyetlerle maalesef çok nadir karşılaşıyoruz. Bu özelliklere sahip şahsiyetlerden biri de CHP’den milletvekili aday adaylığına soyunan Yeminli Mali Müşavir Bahri Olgun.

Sonsöz: Yeminli Mali Müşavir Bahri Olgun Kimdir?
B.Olgun: 1959 yılında Sinop’ta doğdum. Evli ve 2 çocuk babasıyım.1982’de Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra Muhasebe-Denetim dalında yüksek lisans yaptım. Çeşitli kurum ve kuruluşlarda yöneticilik görevlerinde bulundum, hâlen Yeminli Mali Müşavir olarak faaliyet gösteriyorum. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler MYO’da öğretim görevlisiyim. Bu arada çeşitli sivil toplum kuruluşlarında başkanlık ve yöneticilik yapmaktayım. Ofis TV, Su TV ve İstanbul TV’de canlı olarak yayınlanan “Bahri Olgun İle Mali Köşe” programlarını yaptım. Bunun yanı sıra yerel gazete ve ülke çapında yayınlanan bazı dergilerde köşe yazılarım yayımlanmaktadır. Türkiye’de kurulan ilk üç bayan futbol takımından biri olan Derya Spor’un kurucusu ve ilk antrenörüyüm.

Sonsöz: Bu güne gelebilmeniz adına izlediğiniz süreç nasıl gelişti? B.Olgun: 1978 yılında başlayan bir mesleki süreç. 25 Eylül 1978 tarihinde başladım mesleğe. 25 Eylül’ü nerden biliyorum; üniversite sınav sonuçları o tarihte belli olmuştu. Ticari Bilimler Akademisi’nin İktisat bölümünü kazandığım belli olunca mahallede solcu olarak bilindiğimiz için “akıllı çocuk, dürüst çocuk, bilgili çocuk, elinden her şey gelen çocuk” diye görülüp etrafta daha İktisat’ın “İ”sini bilmeden, Muhasebenin “M”sini bilmeden “Sen İktisat’ı kazanmışsın defter tutarsın artık, bizim işlerimize bak” dediler. Bütün mahallenin bakkalı, kahvecisi, manavcısı talip oldular bana. Mesela ilk müşterim manavdır, ikincisi ise kuru temizlemecidir, üçüncüsü bakkaldır.

Sonsöz: Büyük başarılar büyük fedakârlıklar getiriyor. Bulunduğunuz konuma gelebilmek için yaptığınız fedakârlıklar neler?
Bahri Olgun: Ben bu fedakârlıkları maddi olarak sormadığınızı düşünüyorum. 1999’da üniversitede, 40 yaşını aşmış biri olarak yüksek lisansa ve iki sene sonra doktoraya ve aynı anda Öğretim Görevliliğine başladım, aynı tarihlerde siyasi çalışmalara devam ettim. Sorumlu olduğum derneklerde yöneticilik görevimi sürdürdüm. En büyük fedakârlığım, üzülerek söylüyorum çocuklarıma fazla zaman ayıramamamdır. Sinopluyum, Sinop’ta evim var, teknem var… Ama 10 yıllık süre zarfında ben hiç 10 gün aralıksız tatil yapmadım. Benim durumumdaki bir insan kendi keyfinden, isteklerinden uzak kalabiliyor.

Sonsöz: Hangi özelliğiniz bugüne gelebilmenizde büyük rol oynadı? B.Olgun: En sevdiğim ve en korktuğum özelliğim aklıma gelen ilk şeyi hemen söylemektir. Hiç böyle arkasını düşünmem, söyleyeceğimi dürüstçe mertçe söylerim. Kimseye diyet borcum yok. Devletle birgün bile işim olmadı (ihale anlamında). Her şeyi bilgim ve alınterimle başardım. Düşünsenize tam 40 yaşında ülkemizin en zor sınavı olan YMM’lik sınavını veriyorsunuz. Yıllarca ders anlattım ve program yaptım hiçbir zaman kâğıttan okumadım. En sevdiğim özelliklerimden, beni ben yapan özelliğim, yanıtlarımı alıntı bilgilerle sunan birisi olmamam.

Sonsöz: Bir kariyer sahibisiniz. Sizce kariyeri hangi olumsuzluklar etkiler?
Bahri Olgun: Kariyer denilen şey bir meslekte ulaşılan nokta gibi tanımlanıyor, eğer öyleyse ben mesleğimin en üst noktasındayım. Yeminli mali müşavir olarak bakılırsa bundan sonraki bir aşama yok, son noktasındadır artık. Hak etmiş kişi sayısı 3000, fiilen bakıldığında 2000 kişi bu mesleği yapmakta. Ben bu noktada devletin bilgi ve birkimine güvendiği 2000 kişiden biriyim. Bütün bunların geçici olduğunu düşünüyorum. Önemli olan aldığınız bilgiyi, birikimi, enerjiyi çevrenize ne kadar, nasıl verdiğiniz ve kimden ne kadar alıp kullanabildiğinizdir. Kariyeri kendinize tutuyorsanız bu bir işe yaramaz. Çevremde kaç kişiyi eğittim, kaç kişiyi aydınlattım, kaç kişiye doğru düşünmesi, doğru yargıda bulunması yolunda etki yaptım. İşte önemli olan budur. Yıllardır gazetelerde köşe yazısı yazarım. Mesleki açıdan da bilinen insanlardan bir tanesiyim. Dürüst, çalışkan ve kendiniz gibi olmazsanız kariyerinizde yükselemezsiniz.

Sonsöz: Siz bir Yeminli Mali Müşavir gözüyle ülkemizin gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz?
B.Olgun: Ekonominin gidişini kötü (??) bulmuyorum (gülüyor). Bu konuda pek çok köşe yazım var aslında. Ülke ekonomisini argümanlarını kötü bulmuyorum, yönetimini kötü buluyorum. Türkiye’de büyük sermaye birikimi yok, büyük sermayenin yapısı itibariyle dünyaya entegre olduğunu bildiğimiz için kârlılık vs. yurt dışına taşıyor. Yerli sermayemiz büyük değil, küçük. Yerli sermayemizi, KOBİ’lerimizi güçlendirirsek ekonomimizi de güçlendirmiş oluruz. Teşviklerimizi de böyle yapmalıyız, 25.000 TL’lik kredilerle KOBİ’ler güçlenmez. Bunlar göstermelik düzenlemeler. Kimseden de maalesef bir olumsuz cevap çıkmıyor, bu çok yanlış. Ülkenin çok da kötü bir yerde olmadığını rakamlara bakarak söyleyebilirim. Yada çok kötü olduğunuda söyleyebilirim. Bu karar rakamları, verileri yorumlamanızla ilgili matematiksel bir olaydır. Önemli olan, insanımızın yaşam standartıdır. Standartlarımız düşük olduğuna göre; kişi başı gelire 10,000 $ deseniz ne olur, 15,000 $ deseniz ne olur? Temel sıkıntımız göstergelere topluca bakıldığı için yanılmamız. Birçok sektör, ekonomimiz içinde gözüküyor fakat bunların çoğu özelleştirildi. Bu bedeller ekonomimizin içinde değil. Dağıtımı, dağılımı, paylaşımı da doğru değil. İç-dış borca bakıldığı zaman; dış borcu ele alırsak borç yükselmesi de ayrı bir konudur. Krediyle şirket kurmak gibidir. Borcu onun için ayrı tutmak gerekiyor. Sıkıntı bu borcu ne için yaptığınız ile ilgilidir. Üretime, yatırıma dönük borçlandıysanız bunu çok kısa sürede ödersiniz. Türkiye iç ve dış rasyoları değerlendirdiğimizde enflasyonunu düzeltmiş, işsizlik %11-12 civarlarındadır, tabi kayıtlı ekonomiden bahsediyorum. Bahşişler, sünnet ve düğünlerdeki dededen kalma ??? altın vs.lerden bahsetmiyorum (gülüyor)… Dünyanın gelişmiş ekonomilerine baktığımızda işsizlik yüzde 8-12 arası oynar. İşsiz olmazsa kapitalizm yaşamaz ki, diğer türlü asgari ücretlerle insanları nasıl çalıştıracaksınız? Bütün herkesi çalıştırmak isteseniz bu sosyalizm olur. Bu ekonomik model işsizlikle beslenen belli oranda işsizin olması gereken bir sistem. Bu anlamda baktığımızda Türkiye ekonomisi için kötü demem, iyi de demem, idare ediyor derim. Verilerine baktığımızda müthiş şekilde yönetilebilir diye düşünüyorum. İnşallah bana ve partime bu ülkeyi yönetmek nasip olacak.

Sonsöz: Türkiye’nin Avrupa’daki yerini nasıl görüyorsunuz?
B.Olgun: Bir ekonomist olarak 20 yıl önce söylediğim gibi Gümrük Birliği’ni bildiğim, Avrupa’nın tüm ülkelerini gezdiğim için Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmemesi gerektiğini ve alınmayacağını söylüyorum. Fakat her ülkeye vizesiz girişlerimiz olmalı ve Avrupa’nın normlarını yakalamak için çalışmalıyız. Ama bozulmuş bir Avrupa Birliği’ne girmemiz bize zarar verecektir. Gümrük Birliği’ne girdiğimiz yaklaşık 20 yıllık süreçte Türkiye, Gümrük Birliği’nin uyguladığı yaptırımlardan dolayı sürekli zarar görmektedir. Birlik olamamış Avrupa Birliği’ne girmemizde aynı yaptırımlarla bize zarar verecektir.

Sonsöz: Biraz da politikadan bahsedelim; neden CHP?
B.Olgun: CHP hep hayatımda oldu. Dededen gelen halk partili bir ailenin torunuyum. Hep işimiz gücümüz CHP’de geçti. 1973 yılındaki genel seçimlerde CHP Gençlik Kolları’nda bayrak taşıyıp dağlara taşlara “Umudumuz Ecevit” yazdık. Önceleri CHP biz gençlere daha tutucu geliyordu. Ecevit döneminde daha solda olmasıysa biz gençleri etkiliyordu. 1980’de kapatıldı. 1992 yılında CHP yeniden açıldığında “Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi” olarak görev yaptığım Pendik İlçesinde, 2 dönem Başkan Yardımcısı olarak, aynı zamanda “İl ve Kurultay Delegesi” olarak görev yaptım. CHP’nin halkın tüm kesimlerinden oy ve destek almasının yolu, (kimse kusura bakmasın) ben ve benim gibi yeni yüzlerin, meslek ve sosyal çalışmalarında kitlelere ulaşmış, CHP örgütlerinde de yer almış, kimselerin aday gösterilmesine bağlıdır. Bunun altını çizerek özellikle belirtmek istiyorum. Yoksa sonuç yine hüsran olamasa da, beklentilerden uzak kalabilir. Tüm CHP üye ve yöneticilerinin tamamen objektif kriterlere “partilik-kişilik-bilgi-birikim-temsil yeteneği-toplumsal kabul” gibi kriterlerle karar verme sorumluluğu var.

Sonsöz: CHP’nin durumunu İstanbul’da nasıl görüyorsunuz?
B.Olgun: CHP’yi genel olarak değerlendirmek istiyorum. Genel olarak CHP’lilerde bir tedirginlik sezinliyorum. Partide yapılan faaliyetleri sadece ilçede ve ilde yapılan faaliyetler olarak algılıyorlar. Bu da beni endişelendiriyor. Ben kendi adıma son 15 günde 5 tane konferans verdim, 12 tane dernek merkezini ziyaret ettim. Şu anki tedirginlik şu; insanlar ne olacağını bilmiyor, iki adım ileri bir adım geri hareket eder gibi görüyorum. CHP sosyal demokrat bir partidir. Sağa sola yönelmenin hiçbir anlamı yoktur. CHP’nin çizgisi bellidir. Hangi yönde hareket edeceği bayrağında vardır, başka taraflara yönelmenin anlamı yoktur. CHP’nin açılıma saçılıma ihtiyacı da yoktur. ”Önce insan” ve gerçek “Demokrasi” derseniz, zaten açılımı yaptınız demektir. Tabiî ki demokrasi deyince olmuyor. Gereği gibi davranabilmek de lazım. Yani önce Devlet demiyor. Demokrasi ile de tüm özgürlüklerin, yasalar çerçevesinde yaşanmasını onaylıyorsunuz demektir. CHP derli toplu, ayakları yere basan, cumhuriyeti kurmuş, ülkesini sevenlerin oluşturduğu vatansever bir kitle partisidir ve özünde zaten her yöne açıktır. Daha fazla açılınca sanırım rüzgar alıp grip olunabilir.

Sonsöz: Bu kadar iş arasında hobilerinize vakit ayırabiliyor musunuz? B.Olgun: Amatör olarak bağlama çalıyorum, deniz ve denizcilikle ilgileniyorum. Anadolu Denizcilik Yat ve Yelken Kulübünün başkanıyım. Kendime ait teknem var, ama işimin yoğunluğundan dolayı fazla vakit ayıramıyorum. Bahçe ve meyve işleriyle uğraşmayı seviyorum.

Sonsöz: Medyada en çok ilginizi çeken olaylar ya da programlar nelerdir?
B.Olgun: Özellikle yorgun olduğum zaman televizyon izlerim, rastlarsam ekonomiyle ilgili açık oturumları izlerim, dizi izlemem. En çok da siyah-beyaz Türk filmi izlerim. Çeşitli gazeteleri okurum. Çok fazla köşe yazısı okumuyorum çünkü medyadakiler hissettiğini yazamıyor, bunların yönlendirilmiş kişiler olduğunu düşünüyorum. A Grubunda iken başka, B grubuna geçince başka yaklaşımlarda bulunabiliyorlar, bu da bana uygun bir davranış değil.

Sonsöz: Son olarak SONSÖZ okurlarına mesajınız?
B.Olgun: Hedeflerimiz olsun. Hep en iyiyi, hep gelişimi takip etmek gerekiyor. Dünya görüşümüzün ve bakış açımızın ileride olması gerekiyor. Çok çalışmamız, işlerimizi düzenli yapmamız lazım. İnsanlar şunu bilmeli: Bir bedel ödemeden bazı şeyler olmaz. Bir yerlere gelmek istiyorsak, mutlaka bedel ödememiz gerek. Emek harcamadan olmaz. Bir şey alıyorsak vermiş oluyorsunuz. Bir de kendimizi sorgulamıyoruz. Yıllardır reklamsız, tanıtımsız yüzlerce çocuk yetiştirdim. Yüzlerce meslek mensubu eğittim. Olumsuz davranışlar sergileyen çocukların rehabilitasyonu ile uğraştım. Dernek ve ilçe merkezlerinde sigara dumanlarının içinde hiçbir zaman vakit harcamadım. Bu nedenle de belki örgütlerde çok tanınmayabilirim. Ancak beni tanıdıklarında hemen kabulleniyorlar. Bu ülkede iş sahibi olmuşsan bunun karşılığını ülkene vermelisin..Toplumsal düzeni, adaleti sağlamak gerekir. Düzensizlik ve hâkimiyet demokrasi değildir. Demokrasiyi yanlış anlamayalım. SONSÖZ çalışanlarına teşekkür eder başarılar dilerim.



17:02:52
2011-02-28
Bu haber  4674  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
 Riza  2012-02-18
  Komik
 Bahri bey kadar anlattiklarinin tersine olumsuz özellikleri olan birisini milletvekili yapsalardi üzülürdüm
Bahri beyi yakından tanıyan herkes bilir nasıl birisi olduğunu ama kimse nezaketten yüzüne karsı söylemez
Hayırlı olmuş
 Davut aydöner  2012-01-21
  TAHT VE BAHT
 Sevgili hocam Anadoluda iyi ve güzel kızlar için çok yerinde bir deyim vardır."ALLAH SANA ÇİRKİN ŞANSI VERSİN" .Sanırım ne demek istediğimi anlatabildim "EN HAS HOCAM"..))
 ali tiryakiler  2011-03-06
  her zaman
 Dünya görüşlerini kendi hayatında yaşamaya ve yaşatmaya çalışan ,ülkemizin sorunlarını bilen, tecrübe sahibi,bilgili,tuttuğunu koparan sizin insanları Mecliste he zaman görmek istiyoruz.
 bahri olgun  2011-03-05
  bilgilendirme
 değerli dostlar,tabiki ekonomi iyi değil.kötü bulmuyorum der 'gülerseniz' bu kötü buluyorum demektir.ancak yazarken arkadaşlar dikkat etmemiş?
Gazetede düzeltilmesini istedim teşekkürler
 didi yücel  2011-03-02
  biraz dikkat !
 Bu ülkede tek bir cümlesi yüzünden adamı ipe götürebilecek bir zihniyet var... sizlerden ricam "Ekonominin gidişatı" ile ilgili metnin tamamını okumanız ve Bahri Olgun'un aslında neyi ima ettiğini anlamaya çalışmanız... Ben gayet basit ve mantıklı bir dille anlatılmaya çalışılan " ülkemizin çok iyi bir potansiyeli olduğunu ancak ekonomik anlamda daha iyi yerlerde olabilecekken birilerinin bunu kısıtlı tuttuğunu burdanda bahri bey'in dediği gibi ekonomimizin ( ne iyi - ne kötü yani orta )potansiyeli olduğunu" anlayabildim...
siz sevgili dostlarımdan ricam bu ülkeyi önemsiyor isek kolaya kaçmadan kafamızı biraz daha yorup bişeyleri kavramaya çalışmamız...
Bahri Bey neyin ne olduğunu gayet iyi biliyor ama hiç bir tarafı incitmek istemiyor....bu çok açık
 binyaşa ergül  2011-02-28
  nasıl bir ekonomi
 Merve hanım ağzına sağlık. Uretim durdu, Isci perisan oldu! Türkiye yeniden bir ulusal kurtulus savasi vermek zorundadir. Her seyimizi sattik, bankalarimizi, fabrikalarimizi, KIT’Leri sattik. Bunlar büyük ölçüde peskes çekildi....bahri bey bunları bilmiyor mu....
 merve akdeniz  2011-02-28
  sadaka ekonomisi
 ülke ekonomisin kötü bulmuyorum da ne demek? eğer bu sözü ile akp nin ekonomisiile dalga geçiyor ise sözüm yok. millet nerdeyse sadaka ekonomisine tutsak olmuş. bunu bir ekonomist olarak bahri bey iyi bilir. cari açığımız bunun en büyük kanıtı. niçin bundan söz etmedi doğrusu anlamadım.
 AKİF AVCI  2011-02-26
  güvenımız var
 Bahri beyi CHP parti toplantılarında tanıdım,Dürüst guvenılır ve açık yureklı bır arkadaşımız
Adaylığını aydınlık ülkemızın şansı olarak görüyorum ve engin başarılar diliyorum
 mehmet güleryüz  2011-02-26
  başarılar dileriz
 bir sinoplu olarak hemşerimizden gurur duyuyor, kendisine başarılar diliyoruz...
Bu Habere Yorum Ekleyin
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Videolu Haberler
 Mavi Kule'de yok yok  STATÜPARK'la Pendik'te keyifli bir yaşam
 Sınav'dan Ödüllü Seviye Sınavı
 Sınav'la Uçuşa Geçin
 Pendik Green Park'ta Tecavüz
 SICAKELLER, gönülleri ısıtıyor
 ASFOR Evleri'nde yok yok
 AYGAD'dan Kamuoyuna Duyuru
 Patlayıcı Prof. Dr.Kahriman CHP'de
 Kumkumoğlu aday adayı
 Ateşten Gömleğimizi Giydik
Köşe Yazarları
Ekrem Azaklı -ULUSAL
TAŞLAR DÖŞENİYOR
Hülya Arslan-KUŞBAKIŞI
Antikapitalizm ve İslam!
Suay KARAMAN- (TÜMÖD) Genel Sekreteri
SANATI BİLMEYENLERE
Hatice ODABAŞ-ÖZGÜRCE-
GÖRMEMŞİN SÜTÜ OLUNCA..
Deniz AYDEMİR -BURADAN BAKINCA-
ADALET DUYGUSAL BİR EYLEMDİR
Ahmet GÜNDÜZ -GÜNDÜZ GÖZÜYLE-
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NUN GETİRDİKLERİ;
Akif Avcı-AÇIILIM-
SANATIN TINISI,
Turgut ÜNLÜ -ÇÖZÜM-
ÖZEL DERSHANELER
POHPOH PAŞA
HURŞİDOĞLU BEHZAT (EN UZMAN TARİHÇİ)
Okurdan Gelenler
ADALET ARAYIŞI ÜZERİNE BİR KAÇ SÖZ
ANKET
Pendik Kızılay Kampı ve Lise spor sahasının otel yapılmasını doğru buluyor musunuz?
doğru bulmuyorum
doğru buluyorum
Güvenlik Kodu Ui2Gm
Sonuçlar
Döviz Kurları
  Alış Satış
$ Dolar
Euro
Untitled Document
Hava Durumu
ISTANBUL
ANKARA
IZMIR
BURSA
ADANA
Haber Kategorileri
Sizden Gelenler
Marko Pasa
 
 

Iletisim   |   Künye |    Anasayfam yap   |   Sık Kullanılanlara Ekle
©2008 Sonsöz Gazetesi (Bu Gazete Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir) Susmadık... Susmayacağız!